2015 ERKEN GENEL SEÇİM HABERLERİ2011 GENEL SEÇİM SONUÇLARI
ANASAYFA TÜRKİYE YAZARLAR DÜNYA SPOR
  • AKP % 39,56
  • CHP % 39,56
  • MHP % 39,56
  • HDP % 39,56
  • DİĞER % 9,56
0 Yeni Haber

Bir işçinin mektubu: AK Parti'ye neden oy verdim?

18.11.2015
Bir işçinin mektubu: AK Parti'ye neden oy verdim?
CanliBlogTitle

RADİKAL - Türkiye 1 Kasım seçimlerinin ardından parlamentodaki yemin töreni tartışmalarına ve yeni hükümet senaryolarına odaklandı. Ancak 7 Haziran ile 1 Kasım'daki sandık sonuçlarının arasındaki büyük fark merak uyandırmaya devam ediyor.

AKP'nin 5 aylık bir sürede oylarını yüzde 9 oranında artırarak çok rahat bir şekilde tek başına iktidar olmasıyla ilgili birçok analiz yapıldı. 'Terör korkusu' ve 'istikrar arayışı' en çok vurgulanan noktalar oldu.

7 Haziran seçimlerinde oy kullanmayan ancak 1 Kasım'da AK Parti'ye oy veren bir işçinin dün Evrensel gazetesinde yayınlanan mektubu da bu tartışmalara ışık tutacak bir içerikte.

Gebze'de Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren "Artemis" isimli bir fabrikada çalışan, iki çocuk babası bir işçi; 15 yıl vadeyle satın aldığı evin taksitlerinde artış yaşanacağı endişesiyle sandığa gittiğini ve bu endişeyle oy verdiğini aktarıyor. Tuzla Aydınlı'daki TOKİ konutlarında oturduğunu belirten bu işçi, aynı konut bölgesinde oturan 6 bin kişi olduğunu, çoğunluğu fabrika işçisi olan bu ailelerin de uzun vadeli borçlanmayla konut aldıklarını ve sık sık toplantılar düzenleyen TOKİ yönetimi tarafından "istikrar bozulursa, zar zor aldığını eviniz de gider” sözleriyle uyarıldığını aktarıyor.

Evrensel'de dün yayınlanan mektup şöyle:

20 yıllık işçilik yaşamımda ilk kez bir gazeteye yazı yazıyorum. Bu mektubu yazıp yazmama konusunda çok düşündüm. Fabrikadaki birkaç işçi arkadaşımın cesaret vermesiyle yazmaya zorda olsa karar verdim. Çalıştığım fabrikadaki bazı arkadaşların yazdığı yazıların Evrensel’de yayınlanması beni ayrıca teşvik etti. Ama yazmaya çalıştığım mektup, benim için biraz sıkıntılı bir durumdu.

Ben Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Artemis fabrikasında 17 yıldır çalışmaktayım. Aylık ücretim 1650 liradır. Ayrıca yılda 3 ikramiyemiz vardır. 2 çocuğum var ve hepsi de okula gitmektedir. Bütün işçilik hayatımda ilk kez bu seneki 1 Mayıs’a fabrikadaki arkadaşlarla birlikte Gebze’de katıldım. Önceden 1 Mayıs’ı televizyonlarda izler, doğrusu olumsuz düşünürdüm. Hatta 1 Mayıs’a gideceğimi eşime bile söylemedim. Ancak arkadaşlarla metal işçilerinin grev ziyaretlerine, Gebze'deki Emek Partisi’nin düzenlediği Soma ile ilgili panele fabrikadaki arkadaşlarla birlikte gitmem, 1 Mayıs’a katılma konusunda bana yardımcı oldu. Fabrika pankartımızın arkasında arkadaşlarla yürümek başka fabrikaların işçileriyle bir arada olmak beni çok etkiledi.

Gebze Organize’deki Arçelik LG işçilerinin direnişine kendimce katkılar sundum. Çalıştığım bölümde Arçelik LG işçileri için yardım toplamada görev aldım. Birkaç kez direniş çadırını ziyaret ettim. Hayatım boyunca MHP ve AKP’ye oy verdim. Haziran’daki seçimde sandığa gitmedim. Gitseydim Haziranda AKP’ye ya da MHP’ye oy vermeyecektim. HDP’ye oy vermeye de sıcak bakmadım. Fabrikamızda 2-3 tane Kürt işçi var. Onlarla herhangi bir sürtüşmem, onları hor görme gibi bir tutumum olmadı. Bence bir tarafta işçiler var, diğer yanda patronlar var. Bu bölünme dışındaki Türk-Kürt bölünmesi hepimize zarar  verir.

Ben 15 yıl borçlanarak Tuzla Aydınlı’da bulunan TOKİ konutlarından ev aldım. Daha 13 yıllık borcum var. Ayda aidat dahil 530 lira ödeme yapıyorum. Taksitlerimiz 6 ayda bir enflasyon kadar artıyor. Haziran’dan sonra hükümet kurulaması sonucu benimle aynı durumda olan binlerce işçiyi istikrar bozulacak kaygısı aldı. Benim oturduğum TOKİ konutlarında yaklaşık ailelerle birlikte 6000 insan yaşamaktadır. TOKİ’den 15 yıl borçlanarak ev alanların büyük çoğunluğu benim gibi fabrikalarda çalışan işçilerdir. TOKİ yönetimi bizlere yaptıkları toplantılarda sürekli olarak “İstikrar bozulursa, AK Parti tek başına hükümet kuramazsa taksitleriniz çok artar. Bakın döviz fırladı gitti, faizler arttı zar zor ev sahibi oldunuz. Yanlış yaparsanız eviniz de gider” dediler. Ben fabrikaya geldiğimde kendimi güvende hissederken, yaşadığım konutlara gittiğimde kendimi yalnız, çaresiz hissetmeye başladım. Fabrikada başka şeyleri konuşurken eve gittiğimde başka şeyleri konuşur hale gelmiştim. TOKİ  yönetimi neredeyse 3 gün arayla oturanlarla toplantı yapar hale gelmişti.

Ben 1 Kasım seçimlerinde oyumu AKP’ye verirken, bir işçi gibi değil TOKİ’den 15 yıl borçlanarak ev almış birisi gibi davranmak zorunda kaldım.

Haberin Devamını Göster Haberi Daralt

'MHP'de kurultay çağrıları istihbarat örgütünün işi'

11.11.2015
'MHP'de kurultay çağrıları istihbarat örgütünün işi'
CanliBlogTitle

RADİKAL - MHP'de 1 Kasım'daki seçim yenilgisinin ardından parti içi muhalefetin başlattığı 'olağanüstü kurultay' çağrıları mevcut parti yönetimi tarafından kabul görmezken Bahçeli ve ekibinin tepkileri de giderek sertleşiyor.

Bahçeli ve ekibinin, kurultay çağrılarının arkasında "anayasa değişikliği ve başkanlık sisteminin halka dayatılması ve partinin karıştırılmasını amaçlayan istihbarat örgütünün olduğu" düşüncesi üzerinde durduğu belirtiliyor.

Cumhuriyet muhabiri Selda Güneysu'nun aktardığı kulis haberine göre Devlet Bahçeli'nin, son Başkanlık Divanı toplantısında, parti içindeki kurultay baskılarına ilişkin, "Bir takım gayretler duyuyoruz. MHP'nin karıştırılmasına müsaade etmeyeceğiz" dediği belirtiliyor.

Bahçeli'nin aynı toplantıda, "Arkasına baktığımızda Türk düşmanı olan, MHP'ye husumet besleyen üç beş köşe yazarı, ne idüğü belirsiz adamın sözleriyle görevi bırakmam" şeklinde çıkış yaptığı da öne sürülüyor.

Haberin Devamını Göster Haberi Daralt

BBP Genel Başkanı Destici istifa sinyali verdi

07.11.2015
BBP Genel Başkanı Destici istifa sinyali verdi
CanliBlogTitle

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 1 Kasım Milletvekili Genel Seçimi'ni değerlendirdi. Konuşmasında istifa sinyali veren Destici, eski Genel Başkanlardan Yalçın Topçu'yu da isim vermeden eleştirdi.  

Sonuçların hayırlı olması temennisinde bulunan Destici, "Seçimin sonucunun mimarlarından birincisi AK Parti ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'dur. Kendisini tebrik mesajıyla kutladım. Sonucun kendilerine, camialarına ve ülkemize hayırlı olmasını diledim. İkincisi, Sayın Cumhurbaşkanı'dır. Sayın Cumhurbaşkanı, elindeki tüm imkanları kullanmıştır ve bu seçimin mimarlarının başında gelmektedir" ifadesini kullandı.

'1 KASIM MİMARI BAHÇELİ'DİR

"Eğer 1 Kasım'da Türkiye bununla karşı karşıya kalmışsa, bu seçimin mimarlarından birisi de Devlet Bahçeli'dir ve partisinin üst yönetimidir" diyen Destici, seçimin bir diğer mimarının da terör örgütü PKK olduğuna işaret etti. Destici, "PKK da bu sonucun böyle çıkmasını arzu etti. O da bu seçimin sonucunun mimarlarındandır. 10 Ekim'de ateşkes ilan eden PKK, 10 Ekim'e kadar her türlü saldırıyı yaptı. Yüzlerce askerimizi şehit etti. 10 Ekim'de ateşkes ilan etti, birkaç gün önce çatışmasızlığı bozarak, tekrar savaşmaya başladı. Bu seçimin mimarlarından ve galiplerinden biridir" değerlendirmesinde bulundu.
Cemaat ve tarikatların da seçimin sonucunun mimarlarından olduğunu öne süren Destici, şöyle devam etti: "Cemaat ve tarikatlar da bu sonucun mimarlarındandır. Tabanlarını ayrı tutarak söylüyorum, tamamının üst yönetimi, lüks Mercedeslere, malikanelere, arsalara, makam ve mevkilere teslim olmuş vaziyetteler. Bu öz eleştiriyi artık yapmamız gerekmektedir. Biz başından beri söylüyoruz. Ehlisünnet çizgisi üzerinden yürüyen cemaatlerle yakınlığımız aynıdır. Hepsine sevgimiz, saygımız vardır fakat bu cemaatler lüks Mercedes tutkusu içindedir. Bu yozlaşma tüm çıplaklığıyla ortadadır."

'GÖREVİ BIRAKMAYA HAZIRIM'
Görevi bırakmaya hazır olduğunu ifade eden Destici, "Mustafa Destici olarak görevi bir başka arkadaşımıza bırakmaya hazırım ama bunu birileri gibi bir yerlere geçmek için yapmayacağım. Hareketin içinde kalarak yapacağım, arkadaşlarımla istişare ettikten sonra" şeklinde konuştu.
Destici, seçim sonuçlarını partisinin MKYK toplantısında değerlendireceğini ve partisinin başarısını teşkilatıyla tartışacağını sözlerine ekledi.

AA

Haberin Devamını Göster Haberi Daralt

Hepsi Bahçeli'yi arayınca: 25 yıllık MHP teşkilatı kapatıldı!

07.11.2015
Hepsi Bahçeli'yi arayınca: 25 yıllık MHP teşkilatı kapatıldı!
CanliBlogTitle

RADİKAL - 1 Kasım'daki yerel seçimlerde Türkiye genelinde olduğu gibi Aydın'da da oyları düşen MHP, bir milletvekilini AK Parti'ye kaptırdı. Seçimlerdeki başarısızlık MHP Kuyucak İlçe teşkilatında huzursuzluğa neden oldu. Bir yıl önce göreve gelen MHP Kuyucak İlçe Başkanı Ömer Kılınç, 1 Kasım seçimlerinde başarısız olunmasından partisinin genel başkanı Devlet Bahçeli'yi sorumlu tuttu.

İlçe Başkanı Ömer Kılınç, partisinin ilçe teşkilatının 100 üyesine genel merkezin telefon numarasını gönderip, tepkilerini dile getirip, genel başkanları Bahçeli'yi istifaya davet etmelerini istedi. Partililerin yoğun olarak telefonla arayıp, tepkilerini göstermeleri üzerine Genel Merkez'in buna cevabı çok sert oldu. MHP Genel Merkezi tarafından partinin Aydın İl Başkanlığı'na gönderilen faksla, 25 yıldır hizmet veren MHP Kuyucak İlçe Teşkilatı'nın kapatıldığı bildirdi.




Ömer Kılıç sosyal medyada da bu paylaşımı yaptı.

MHP Kuyucak İlçe Teşkilatı Başkanı Ömer Kılınç, 'eski ilçe başkanı' sıfatıyla yaptığı açıklamada, genel merkezin bu kararının ardından Facebook'ta '04 Kasım 2015 tarihi itibariyle MHP Genel Merkezi Kuyucak İlçe Teşkilatını topyekun kapatmıştır. Konu hakkındaki açıklamam daha sonra tarafımdan yapılacaktır' paylaşımında bulundu. Kılınç, mührünü MHP Aydın İl Başkanlığı'na teslim ettiğini de açıkladı.

Kararı ilçe yönetimine kendisinin tebliğ ettiğini açıklayan İl Başkanı Cem Budak da yaptığı açıklamada, "Genel merkezimizin kararıdır, saygıyla karşılıyoruz. Kararı ilçe teşkilatına biz tebliğ ettik, zaten kaymakamlık da tebliğ etmiş. İlçe yönetimi görevden alınmış değil, sadece parti faaliyetlerine ara verdi, hepsi bu. Yoksa bizim yönetimdeki arkadaşlarla aramızda herhangi bir sıkıntı yok. Arkadaşlarımızın hepsi de dava adamı ve ülkücü kimliğiyle vatansever birer partilimizdir" dedi. (Murat GÜRKAN/KUYUCAK/DHA)

Haberin Devamını Göster Haberi Daralt

HDP seçmeni AKP'ye mi gitti yoksa sandığa mı gitmedi?

06.11.2015
HDP seçmeni AKP'ye mi gitti yoksa sandığa mı gitmedi?
CanliBlogTitle

RADİKAL – Araştırma ve anket şirketlerini, yarışa katılan partileri, seçmenleri kısaca tüm ülkeyi şaşırtan erken seçimin üzerinden 5 gün geçti. 7 Haziran’dan 1 Kasım’a kadar olan 146 günlük sürede seçmen davranışlarında görülen çarpıcı değişimin nedenleri üzerine çok şey söylendi. Ülke tarihinin en ilginç seçimlerinden biri olarak tarihe geçen “1 Kasım” uzun yıllar sonra dahi halen analiz edilen bir “siyasi fenomen” olacaktır muhtemelen.

Yapılan sıcak değerlendirmeler içinde üzerinde kısmen ortaklaşılan kanaatlerden biri, muhalefetin 7 Haziran’dan sonra alternatif bir hükümet için umut vermemesi ve “ya istikrar ya kaos” vurgusu yapan AKP’nin seçmen üzerinde etkili olduğu yönündeydi. AKP oyları çarpıcı şekilde yükselirken MHP ve HDP oylarının gerilemesi, bu iki partinin, “bir miktar seçmenini AKP’ye kaptırdığı” şeklinde yorumlandı.

Seçmenin siyasi tercihlerinin 5 ayda değişmesiyle ilgili çarpıcı ve özgün bir analiz de “Çilek Ağacı”ndan geldi. İnternet üzerinden kolektif bir  “veri mühendisliği ve görselleştirme” ağı olarak çalışan ve bulgularını http://cilekagaci.com üzerinden yayınlayan “Çilek Ağacı” ekibi, 1 Kasım sonuçlarını ilçe düzeyinde analiz etti.

HAZİRAN’DA SANDIĞA GİTMEYENLER

İlçe düzeyindeki analizde çok ilginç sonuçlara ulaşan Çilek Ağacı, muhalefetin ve AKP’nin net oy değişimleri arasında 1.6 milyonluk bir oy farkı olduğunu ve bunun 7 Haziran’da seçimde oy kullanmayan en az 1.6 milyon seçmenin bu seçimde oy kullandığına işaret ettiğini tespit ediyor. Analize göre, bu oyların büyük bir kısmı AKP lehine kullanıldı.

Çilek Ağacı’nın analizinde dikkat çeken başka bazı tespitler ise şöyle:

“Haziran ve Kasım Seçimleri ilçe düzeyinde karşılaştırıldığında AKP dışı tüm partilerin kaybettiği ortalama her bir oya karşılık AKP neredeyse iki oy kazandı. Bu oran büyük seçim bölgelerinde artarken İstanbul’un ilçelerinde neredeyse üç katına çıkıyor.”

“Bu genel eğilimin tersine, HDP’nin güçlü olduğu illerde, AKP dışındaki partilerin oylarındaki toplam düşüş, AKP’nin oylarındaki toplam artıştan daha fazla. Bu nedenle, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da HDP’nin oy oranındaki düşüşü belirleyen ana unsurun HDP-AKP arasındaki oy geçişleri değil, sandığa gitmeyen HDP’li seçmen olduğunu düşünüyoruz.”

“Geçtiğimiz seçimde geçersiz sayılan oylar sebebiyle AKP’nin diğer partilere oranla daha fazla oy kaybettiğini tahmin ediyoruz. Bu seçimde özellikle İstanbul’daki geçersiz oyların sayısı dramatik bir biçimde azaldı. Oy pusulalarının tasarımının değişmesine bağladığımız bu durum AKP’nin oy oranını arttırmış olabilir.”

Analizin tamamını ve görselleştirlimiş verileri okumak için tıklayın

 

Haberin Devamını Göster Haberi Daralt
Türkiye Geneli Sonuçları Göster