1 / 34

Ölümsüzlüğün doğum günü: Bir Deniz Gezmiş portresi

RADİKAL / Oktay Volkan Alkaya - Türkiye'de 'devrim' denildiğinde akla gelen ilk isim 1947'de tam bugün doğdu. Çocukken adını sadece ailesi ve arkadaşları biliyordu, çok değil 20 sene içerisinde ismini bütün bir ülke ezberleyecekti. Dahası ölümsüzleşecekti adı, ardından gelen "Denizler"le. İdam edilecekti ama ölmeyecekti asla. Çünkü ne onu idam edenlerin, ne de ettirenlerin adları konulmayacaktı kuşaklarca yeni doğan çocuklara. Şarkılarda adı geçince sol yanında bir sancı hissetmeyecekti kimse onlar için. Sadece Deniz için ve onun arkadaşları için ayağa kalkacaktı insanlar. Sadece Deniz'in adı altında, Deniz'in resmi altında, Deniz'in parkasıyla ve yine Deniz'in sözleriyle yürüyecekti ve birleşecekti birbirini hiç tanımayan gençler. Herkesin ortak arkadaşı olacaktı Deniz... Deniz Gezmiş'ten bir başkası değil bahsettiğimiz. Ortak arkadaşımız, ortak acımız... İnsanları ölümünden yıllar sonra bile bir araya getirebilmek değil de nedir ölümsüzlük? Bugün "Deniz için" denildiğinde binlerce yürek toplanıyorsa bir araya, ölümsüzlüğün doğum günü değil midir 28 Şubat? İyi ki doğdun Deniz. İyi ki adını koyduk çocuklarımıza. İyi ki Ege'de, Akdeniz'de, Karadeniz'de, Marmara'da dalgaların vurduğu her sahilde seni anıyor birileri. İyi ki şarkılarda, şiirlerde geçiyor adın. Denizlerle çevrili bir ülkede yaşadığımızdandır belki de sana olan bu tutkumuz, içimizdeki Deniz iyi ki doğdun!