İnsanı gökyüzüne çıkaran öyküler

ADALET ÇAVDAR adaletcavdar@gmail.com
28/12/2016

Büyürken hepimizin geçtiği bir dizin dibi mutlaka vardır. Bir dededen ya da nineden, bir anneden ya da babadan dinlediğimiz hikâyeleri hepimiz aklımızın bir köşesine not etmişizdir. O gün o anda ne demek istediklerini anlayamasak dahi, büyürken aklımıza yazıldıkları o köşelerden çıkıp gelir o hikâyeler ve “Demek bu demekmiş” dedirtirler. Kıymeti vardır o hikâyelerin, size nasıl bir insan olunması gerektiğini anlatırlar.
Yılların gazetecisi Okay Gönensin’in yazdığı, Karakarga Yayınları tarafından yayınlanan ‘Bu Da Geçer Ya Hû’ kısacık hikâyelerden oluşuyor. Gönensin’in daha önceleri çalıştığı gazetelerde köşesinden anlattığı hikâyeler bu kitabın içerisinde toplu olarak bulunuyor. Bu hikâyeler insana insan olmayı, kalbi, vicdanı, ahlakı, adaleti tekrar tekrar hatırlatıyor.
Hayata bakışı ve yaşamın sorgulanışını felsefe ile ele alıyor Okay Gönensin.
Sürekli bir sorgulama içerisinde anlatıyor kıssalarını. Hayat ne demek, ölüm ne demek, kader ne demek, insanın yeryüzüne inanması ne demek temel soruları ‘Bu Da Geçer Yahû’nun. Bu soruların etrafında zamanı da sorguluyor Gönensin, akıp giden anın içerisinde yaşamın dolu olduğunu ve bu yaşamın kimse için öylesine olmaması gerektiğini anlatıyor adeta.
Hikâyelerin içerisinde kaynak gösterdiği tanıdık isimler de var; Şîrazlı Şeyh Sadi, Molla Câmî, Ferîddüdin Attâr ve daha pek çok önemli isim kitabın içerisinde size hayati bir öneri sunarak karşınıza çıkıyor. Antik Yunan’dan, eski Çin’den 20. yüzyıl dünyasına bir şekilde gelen düşünürler, şairler insanlığın nesillerdir sorduğu soruların cevaplarını vermeye çalışmış. Kitabın içerisinde anlatılan öykülerin içerisinde en çok da iktidar sahipleri ve halk arasında ortaya çıkan sorunlara verilen cevaplar ile bu cevapların altında her daim kalan iktidar sahiplerinin hikâyeleri insanı etkiliyor.
Erdemi ve hakkaniyeti unutup, yalana ve riyaya sarıldığımız, doğrunun kalmadığı bir yerde yaşarken insan, anlatılan kıssaların çoğunun bizi yönetenlerin de başından geçmesini istiyor elinde olmadan. Gerçi bir hikâye ondan bir şey öğrenecek olana anlatılmalı her daim, diğer türlüsü hem anlatana yorgunluk hem zaman israfı.
Okay Gönensin anlattığı hikâyelerle yeryüzünden gökyüzüne çıkarıyor insanı, bir anda çöllerde dolaşırken buluyorsunuz kendinizi bir yanda aşılmaz sanılan denizleri aşarken. Bütün bunları yaparken yanınıza aldığınız iki şey var: Aklınız ve kalbiniz. Vicdanı hatırlatıyor Okay Gönensin, ‘Bu Da Geçer Ya Hû’daki hikâyelerinde. Durup bir düşünmeniz gerektiğini hatırlatıyor her defasında. İnsanın yalnızca gündüz yaşamadığını, gece yatağına yatınca kendi kendine vermesi gereken bir hesabının olduğunu unutmaması gerektiğini anımsatıyor.
Gönensin’in hikâyeleri sosyal hayatta aklınızın bir köşesinde dolaşmaya başlıyor okurken. Başınıza gelen bazı olayları anımsıyor, neden sonuç ilişkilerine varıyorsunuz. Okuduktan sonra raftaki yerine kaldırsanız dahi o bazı şeyleri size tekrar tekrar hatırlatıyor olacaktır zaman içerisinde.
Keşke bu güzel öykülerin bulunduğu kitaba yayınevi gereken hassasiyeti gösterseydi, demeden geçemeyeceğim. Bir kitabın okunurluğu sadece içerisinde ne anlattığına bağlı değil. Kitapların aynı zamanda iyi bir dizgiye, iyi bir tasarıma ve iyi bir imlaya da ihtiyacı olduğunu atlamamak dileğiyle...

BU DA GEÇER YA HÛ
Okay Gönensin
Karakarga Yayınları, 2016
365 sayfa, 20 TL.

 

 

 

 

 

 

 

BUNU OKUYAN BUNLARI DA OKUDU