ABD'deki tüketici neden bizden daha şanslı?

Dr. MİTHAT BÜLENT ÖZMEN
25/02/2016

Yapılan örneklem çalışmalar, Türkiye’de yeni verilen konut kredisi ortalama vadesinin yıllar içinde artarak, bugün artık 10 yıl seviyesine ulaştığını göstermektedir.

Ancak öte taraftan, kredi kuruluşları örneğin ABD’de olduğu gibi 30 yıl, hatta 50 yıl vadeli kredi verecek kaynağı bulsalar bile, vatandaşı 10 yıldan uzun vadeli kredi almaya ikna etmeleri mevcut şartlarda pek mümkün görünmüyor.

Oysa, daha uzun vadeli kredi imkanı, daha düşük tutarlı taksit ve dolayısıyla daha alınabilir ve kolay ödenebilir kredi imkanı anlamına gelebilecekken; Türkiye’de tüketicinin bu yönde bir davranış sergilememesi aslında rasyonel düşüncenin sonucu.

Çünkü bugün Türkiye’de konut kredisi faiz oranının mevcut seviyesi, 10 yıldan daha uzun vadeli kredi kullanmanın sağlayacağı düşük taksit tutarı avantajını ortadan kaldırıyor. Keza, mevcut faiz oranları dikkate alındığında; daha uzun vade seçeneğinde her ne kadar taksit tutarınız düşse de, ödeyeceğiniz toplam geri ödeme tutarı göz ardı edilemeyecek kadar artıyor. Bu da, 10 yıldan daha uzun vadeli kredi kullanmayı anlamsız kılıyor.

Gerçekten de, Türkiye’de bugün aylık yüzde 1,00 faiz oranıyla kredi kullanacak tüketicinin vade tercihi ile ABD’de yine bugün aylık yüzde 0,33 faiz oranıyla kredi kullanacak tüketicinin vade tercihleri bambaşka olacaktır.

 

Nitekim yukarıdaki tabloda simüle edildiği üzere, bir tüketici Türkiye’deki faiz oranından 100 bin TL kredi kullandığında, 10 yıl ile 50 yıl tercihleri arasında taksit tutarı yüzde 30 düşerken, toplam ödeyeceği tutar yüzde 249 artıyor.

Oysa aynı tüketici, 100 bin TL krediyi 10 yıl vade yerine 50 yıl vadede, ama ABD’de geçerli faiz oranından kullanabilse; hem taksit tutarı yüzde 62 gibi ciddi oranda düşüyor, hem de toplam ödeyeceği tutar sadece yüzde 89 artıyor. Bu da aslında, kredi kuruluşları rafa 50 yıl vadeli kredi koyabilseler dahi; yurttaşın raftaki malla neden ilgilenmeyeceğini açıkça ortaya koyuyor.

 

 

BUNU OKUYAN BUNLARI DA OKUDU