CHP 35. Olağan Kurultayı'na ilişkin bazı sonuçlar

FİLİZ AYDIN KOÇ (*)
10/02/2016

Erken genel seçim sonrasına denk gelen ve en yakın seçimlerin 4 yıl sonra olması nedeniyle rahat, sert eleştirilere olanak sağlayan 35. Olağan Kurultay, adaylığını açıklamış iki adayın çekilmesi ve üçüncü bir adayın, tüzüğe göre aday olabilmek için yeterli sayıda imza toplayamaması nedeniyle Kılıçdaroğlu’nun tek başına adaylığı ile 16-17 Ocak 2016 tarihinde gerçekleşti.

Bu kurultay ve son iki kurultay sonuçlarını (17 Temmuz 2012 34. Olağan Kurultay/5 Eylül 2014 18. Olağanüstü Kurultay) karşılaştırmalı olarak analiz edildiğinde;

35. Olağan Kurultayı, %14’ü doğal, %86’sı seçilmiş delege olan 1275 kayıtlı delegenin katılımı ile gerçekleşti. 35. Olağan Kurultay’ın önemli bir özelliği delege yapısı açısından ortaya çıktı. Bu süreçte sürecinde yurt genelinde il ve ilçe kongreleri yapıldı ve sonucunda kurultay delegelerinin %86’sı değiştiği görülmektedir.

52 parti meclis (PM) üyeliği için 462; 8 Bilim Yönetim Kültür Platformu (BYKP) üyeliği için 12 ve 15 Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) için 103 aday başvurdu.

35. Kurultay’da Kılıçdaroğlu, 1275 delegeden 1100’ünün (%86) imzası ile aday oldu,  oy kullanan 1238 delegenin 990’ının (%80) oyunu aldı. Seçimde 248 delegenin (%20) oyu geçersiz çıktı. Burada %20 oranındaki geçersiz oyu, muhalif oy olarak değerlendirdiğimizde, Mustafa Balbay’ın aday olmak için 128 (%10) delegenin imzasını alamaması dikkat çekicidir.

PM üyeliğine, adayların ortalama 300 oy ile seçilebilmiş olmaları, tepki oyu olarak değerlendirdiğimizde, 248 geçersiz oyun, genel merkezin, kurultayda deklare ettiği anahtar listesinin delinmesinde etkili olduğu görülmektedir. 52 kişilik PM üyesinin 23’ü anahtar listenin dışından seçildi.

2014 Olağanüstü Kurultayında Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce aday olmuştu. Kılıçdaroğlu 1216 delegeden, 944 delegenin (%78) imzasıyla aday gösterilmiş, ancak kurultayda aldığı oy 740’ta (%61) kalmıştı. İnce ise 177 (%15) delege tarafından aday gösterilmiş ve 415 (%34) oy almıştı.

Yeni genel başkan adaylarının, aday olabilmek için delegenin imzasını almakta zorlandığı görülmekte ve genel başkanlık seçimin demokratik niteliğini oldukça şüphede bırakmaktadır.

PARTİ MECLİS ÜYESİ ADAYLARI

8 Bilim Yönetim ve Kültür Platformu’ndan (BYKP) gelen üye dışında, 52 kişilik PM Üyeliği için 2012’de, 434; 2014’te 474 ve 2016’da ise 462 aday yarıştı. Karşılaştırmalara bakıldığında;

·         2016’da %86’sı değişen kurultay delegelerinin içinde kadın delege oranı 2014’e göre %22’den %18’e inmişti. 2014’te kadın PM üyesi adayların oranı ise %25,5 iken 2016’da bu oran %25,3’i indi. Kadın delege ve aday oranlarındaki düşüş “kadın” vurgusunu öne çıkarmaya çalışırken önemlidir.

·         2012’de 434 adayın aldığı ortalama oy 126, 2014’te 474 adayın ortalama oyu 108, 2016’da ise 462 adayın ortalama oyu 117’dir. Ortalama oy sayısının 2012’ye göre azalması, daha az oy ile parti meclisine seçilebilmeyi getirmiş, 2016 kurultayında PM’ye girebilmek için taban oy sayısı 334’den 310 oya kadar inmiştir.

·         0-50 oy alan PM üyesi adaylarının 2014’deki oranı %53,6 iken, bu kurultayda %47,2 ye düşmüş,  51-100 arası oy alan adaylarının 2014’deki oranı %14’ken, %17’ye yükselmiş, 101-150 arası oy alan adaylarının 2014’deki oranı %10’ken, %8’e düşmüş,  401 ve üzeri oy alan adayların oranı ise 2014’de  %7,3 iken %5’e düşmüştür.

·         En çok oy alan 10 adayın oy ortalaması; 2012 kurultayında %67,9, 2014 kurultayında %58,1, 2016’da ise %50,2’dir. 

·         İlk 52 adayın oylarının ortalaması, 2012 kurultayında %49,2, 2014 kurultayında %44,1, Ocak 2016 kurultayında ise  %36,7 ile düşme eğilimi içinde olması dikkat çekicidir.

Bu sonuçlardan, delege oylarının adaylar üzerindeki yayılımının 2014’e oranla daha düşük olduğu söylenebilir. 201-300 arası oy alan PM üyesi adaylarının 4,6’dan %10,8’e yükselmesi çok sayıda grup ve “anahtar listesinin” çıkması ve rekabetin yüksek olması ile açıklanabilir. Adayların %77’sinin kazanabilme şansını yakalayamadığı görülmektedir. Ancak adayların aldıkları ortalama oylardaki yıllara göre düşüş, yıllara göre daha düşük oylarla ve oranlarla PM’ye seçilmek, örgüt tabanının PM’deki temsiliyetinin yetersiz olması ve giderek de azalması,  örgütün yeterince temsil edilmemesi anlamına gelmektedir. Parti Meclisi seçiminde ön sıralarda yer alan bazı adayların MYK’da yer almamış olması dikkat çekicidir.

*Seçim Analisti/ İstatistik Uzmanı

BUNU OKUYAN BUNLARI DA OKUDU