İnşaat sektörü büyürken istihdam neden düşüyor?

Dr. Mithat Bülent Özmen
18/02/2016

İnşaat sektörü, onlarca alt sektörle olan tetikleyici ilişkisi nedeniyle lokomotif sektörlerden biri olarak hep gündemde oldu. Nitekim TÜİK’İn de bu sektörü nüfus, sağlık, eğitim gibi ya da enflasyon, sanayi, turizm veya ticaret gibi temel istatistiki göstergelerinin arasında değerlendirmesi boşuna değil.

Ancak son dönemlerde inşaat sektörüne ilişkin akıllarda soru işareti yaratacak, dikkat çeken bir husus var. TÜİK istatistiklerine göre, Türkiye’de inşaat sektörü büyümeye devam ediyor. Nitekim sektör üretimi 2010’dan 2015/9’a kadar yüzde 42 artmış. Buna paralel olarak ciro da -2015’in ilk 9 ayı ciro açısından kayıp bir yıl olsa da- yine aynı dönemde yüzde 32 büyümüş.

Demek ki sektör, öyle ya da böyle büyümeye devam ediyor.  Nitekim, BDDK verilerine göre, bankacılık sektörünün aynı dönemde inşaat sektörüne sağladığı krediler de, bu büyümeyi destekleyecek şekilde yüzde 266 artmış.

Buraya kadar her şey hayatın normal akışına uygun görünüyor. Ancak, yine TÜİK verilerine göre, inşaat sektöründe hem istihdam hem de çalışılan saat sayısında dramatik düşüşler söz konusu. Yani sektör oransal olarak hem daha az insan istihdam ediyor hem de buna bağlı olarak toplam çalışma saatinde kayıplar yaşıyor.

TÜİK’e göre 2010-2015/9 döneminde istihdam edilen kişi sayısı, hesaplama yöntem değişikliğinin de etkisiyle 1.4 milyondan 2 milyona çıksa da, istihdam endeksi oransal olarak yüzde 19 daralmış. Bunun da ötesinde toplam çalışma saati yüzde 23 düşmüş. Üstelik bu düşüşler, aynı dönemde sektördeki ücretler yüzde 57, maliyetlerse yüzde  46 artarken gerçekleşmiş.

Bu tabi, teknolojik gelişmelerin gittikçe insanoğlunun yerini almasıyla belki bir yere kadar açıklanabilecek bir durum. Öte taraftan TÜİK kaynaklarına göre istihdam rakamları, inşaat sektörünün hem yeni kurulan hem de kapatılan firma sayısı en yoğun iş kolu olmasından da önemli şekilde etkileniyor. Yani istatistiki ölçümlerde sapmaya yol açacak bir hareketlilik söz konusu inşaat sektöründe.

Ama yine de gözden uzak tutulmaması gereken kuvvetli olasılıklardan bir tanesi, Suriyeli göçmenlerin vasıfsız işçi olarak, çok daha ucuza ve kayıt dışı çalıştırılıyor olmaları ihtimalidir. İnşaat sektörü içinde yapı sektörünün, yapı sektörü içerisinde konut sektörünün ve nihayet konut sektörü içerisinde küçük üreticilerin aslan payına sahip olduğu düşünülürse; bu olasılık spekülatif ama güçlü bir olasılık olarak sorgulanmayı hak ediyor. 

 

 

BUNU OKUYAN BUNLARI DA OKUDU