Kimler konut alabiliyor?

Dr. Mithat Bülent Özmen
10/03/2016

OECD’nin 2007- 2011 yılı verilerini esas alarak yaptığı bir araştırmaya göre, Türkiye 34 üye ülke içerisinde en yüksek gelir eşitsizliğine sahip üçüncü ülke. Yani zenginimiz çok zengin, yoksulumuz çok yoksul. Orta direk ise sizlere ömür…

Nitekim 2009-2014 yıllarına ait verilerin ortalaması esas alındığında; yüzde 6,5 ile Türkiye’de milli gelirden en az payı alan 1. Yüzde 20’lik grubun aylık geliri sadece 698 TL’dir. Yüzde 45,1 ile Türkiye’de milli gelirden en fazla payı alan 5. Yüzde 20’lik grubun aylık geliri ise 4 bin 882 TL’dir. Yani en zengin grubun aylık kazancı, en yoksul grubun aylık kazancının tam 7 katı.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti, anayasasında yer aldığı şekliyle bir sosyal devlettir.  Dolayısıyla bir sosyal devletin gelir dağılımı adaletsizliğini giderecek sosyal politikalar üretmesi beklenir. Meseleye konut sorunu açısından bakıldığında, kendisine ait bir konuta sahip olmak isteyen ama olamayan vatandaşlara yönelik olarak; konut sorununun kamu eliyle çözülmesi, aslında gelir dağılımı adaletsizliğine yönelik bir iyileştirmeyi ifade edecektir.

Çünkü bugün Türkiye’de, yasal zorunluluk olan minimum yüzde 25 peşinatı biriktirmiş olmak kaydıyla, ortalama bir büyüklüğe ve ortalama bir değere sahip bir konutu, krediyle de olsa satın almak ve kredi taksitlerini sorunsuz ödeyebilmek için; milli gelirden en çok payı alan 5. Yüzde 20’lik gruba dahil olmak gerekiyor.

Yok bu gruba dahil değilseniz, kamunun da konut politikalarını sizin lehinize iyileştirmesi söz konusu değilse, ya kiraya ya lotoya devam kaçınılmaz kader oluyor.

Gerçekten de 2009-2014 yılları arasında Türkiye’de yeni üretilen konuların ortalama büyüklüğü 105 m2, ortalama konut fiyatı 130 bin 503 TL, yüzde 25 peşinat hariç ihtiyaç duyulan kredi tutarı 77 bin 866 TL, aylık faiz oranı 0,95 ve nihayet ortalama vade 93 aydır. Böyle bir kredi için ödenecek taksit tutarı ise bin 265 TL’dir.

Ancak unutmamak gerekir ki, iş konut kredisini almakla bitmiyor. Mutfak masrafı, evin diğer giderleri, çoluk çocuğun eğitim masrafı ve sair harcamalar da var. Dolayısıyla, gelirin en fazla yüzde 35’ini kredi taksiti için ayırmak gerekiyor. Bu durumda bin 265 TL taksit ödeyebilmek için, en az 3 bin 615 TL gelire sahip olmak icap ediyor. Oysa yukarıda ifade ettiğim üzere, aylık geliri bu seviyede olanlar, milli gelirden en çok payı alan 5. Yüzde 20’lik grupla sınırlı.

Sonuç olarak, 34 OECD ülkesi arasında en yüksek gelir eşitsizliğine sahip 3. ülke olan Türkiye’de; kıt kaynakların gelir dağılımındaki adaletsizliğin iyileştirilmesine, sosyal adaletin sağlanmasına ve nihayet sosyal barışın güçlendirilmesine katkı sunacak biçimde önceliklendirilmesi önem arz ediyor. Çünkü anayasa yazmakla sosyal devlet olunmuyor.

BUNU OKUYAN BUNLARI DA OKUDU